Heinz : Sapanca

Sapanca dendi mi, özellikle İstanbul ya da İzmit gibi civar şehirlerde yaşayanların aklına haftasonu kaçamağı gelir, doğa gelir göl gelir ama bunlarla birlikte bizim aklımıza hemen Heinz da geliyor artık. Hikayesi “nereden nereye”, masanıza gelenler ise “vay canına” dedirten türden. Ayrıca sipariş almadılar kahvaltı için? Yalnızca kaç kişi olduğumuzu sayıp başladılar masayı donatmaya. Her getirdiğiniz yiyeceği bu kadar seveceğimizi nereden bildiniz ?

1982 yılında Alman su ürünleri uzmanı Heinz Rümmelein, İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile yapılacak ortak bir çalışma için Türkiye’ye, Sapanca’daki İç Su Araştırma Tesisi’ne gelir. Bilim adamı, tesisin sahibi Murat Albaş’a o zamanlarda evine komşu olarak yerleşmiş, alabalık ve somon fümenin nasıl yapılması gerektiğini, esas lezzetin geleneksel eski usül tütsüleme ve pişirme sanatlarından geldiği gibi bu işle ilgili pek çok bilgiyi kendisine öğretmiş ve Rümmelein’dan aldığı destekle işte Sapanca’da bu füme üretim tesisi kurulmuş. Norveç’ten ithal gelen somonlar burada füme edilerek pazara, size bize sunulmaya başlamış. Murat Albaş da bilim adamına olan minnetini, mekana “Heinz” adını vererek göstermiş. Hatta ulaşmaya çalışıyormuş kendisine ama bulamamış.

İşte hikayesi böyle Heinz’ın. Bulması da çok kolay. Sapanca’da Kırkpınar civarlarında göl kenarı yolu bir bulun, tabelalar sizi hemen ulaştıracak buraya. Sonra mevsim kış ise geçin içeriye, kurulun masanıza, çıtır çıtır yanan soba üzerindeki demliklerden doldurun bardağınız, yudumlayın çayınızı. Güzel havalarda zaten şehir gürültüsünden uzak, doğanın canlanmış ve heryeri yemyeşil yapmış haliyle bahçede oturmak bile başlı başına keyif ama kahvaltıları.. “Serpme Kahvaltı” ne demek, işte burada cevabı dolu dolu alıyorsunuz.

Heinz Serpme Kahvaltı

Serpme Kahvaltı

Dedik ya, sipariş yok zaten. Söğüş, zeytin peynir tabakları, birbirinden leziz reçeller (kivi, kızılcık ve turunç- üf!), ekmeğe sürmelik oralarda acuka diye bilinen kahvaltılık soslar, otlu tereyağı, sahanda köy yumurtası ve menemen, ha bir de güveçte mantar masanıza hemen gelenlerden. Sonrasında gözleme, nefis mücverler, hamur kızartma, halka kesip kızartılmış patatesler geliyor masanıza ve hepsi o kadar leziz ki, frene basmak neymiş, doyma noktası neredeymiş unutuyorsunuz; çatlasanız da yemeye devam. Gözü dönmüşlükten herşeyi fotoğraflayamadık bile zaten. Garantisi bizden denemesi sizden, eminiz siz de bayılacaksınız.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bol çeşitli kahvaltı sofraları sizi tüm gün iyi hissettiriyorsa, adres Heinz.

YAZAR HAKKINDA